“Evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem azabından kurtuluş” olan bir Ramazan daha geldi ve gidiyor. Ve Ramazan’ın en büyük hazinesi olan Kadir gecesi de belki bu gece, belki geçti… Rabbim ihya edebilenlerde olmayı nasip eylesin.
Ramazan coşkusu, bu yıl biraz buruk geçiyor. Malum korona illeti. Ne yazık ki bu Ramazan’da cuma namazı kılamadık ve muhtemelen bayram namazı da çok mümkün görünmüyor. Ama dinimiz kolaylık dini. İnsanı önceleyen bir anlayış hakim. Rabbim inşaAllah cumaları da, bayram namazını da kılmış sevabını hazinesinden bizlere ikram edecektir.
Diğer yandan, manevi anlamda daha dolu geçen bir Ramazan oluyor. Belki teravihleri, camide cemaatle kalmıyoruz ama daha çok tefekkür etmeye, daha çok bireysel ibadetlerle meşgul olmaya zamanımız oluyor.
Dünyalık İçin aynısını söylemek ne yazık ki mümkün değil. Bu dönem, kendini e-ticarete adapte edebilen ve işi buna müsait olan firmalar dışında, genelde ağır kayıpların yaşandığı bir dönem oluyor. Hane halkı gelirinde, genel itibarı ile düşüş olsa da masraflarda da ciddi düşüş olduğu için tasarrufun da artabileceği bir dönem oluyor. Bu tasarruflar ihtiyaçların anlık giderilememesi sonucu öteleniyor; iptal edilmiyor. Kriz sonrası, kendini hazırlayan firmaları sürprizler bekliyor. Ama bu sürprizlere ulaşabilmek için krizi aşabilmemiz gerekiyor. Güzel bir söz varya “göle su gelene kadar kurbağanın gözü patlamazsa”….
Ekonomi yönetimi de bu dönemi, sağlık yönetimi gibi, başarılı geçiriyor. Piyasayı genişletici hamlelerle kriz bitene kadar firmalara cansuyu veriyor.
Burada MÜSİAD’ın yeniden gündeme getirdiği, inancımızın ve geleceğimizin bazı kadim örnekleri ortaya çıkıyor.
- Zimem Defteri
- Karz-ı Hasen
Zimem Defteri: Varlığı yerinde olan insanlarımız, ihtiyaç sahibi mahallelere gidip, mahalle bakkalından veresiye defterini satın alarak, o bakkala borcu olan, borçluların borcunu kapatıyor. Sağ elin verdiğinden, sol elin haberi olmuyor. Ne borcu ödeyen, kimin borcunu ödediğini biliyor, ne borcu ödenen, borcunun kim tarafından ödendiğini biliyor.
Ne muhteşem bir yardımlaşma…
Karz-ı Hasen: Kutsal Kitabımız Kur’an-ı Kerim’de 5 farklı surede; Müzzemmil Suresi 20.Ayet, Bakara Suresi 245.Ayet, Maide Suresi 12.Ayet, Teğabün Suresi 17.Ayet, Hadid Suresi 11 ve 18.Ayetlerde geçen Karz-ı Hasen, Allah için verilen güzel borç olarak ifade edilmektedir.
Karz-ı Hasen, borcu olan ihtiyaç sahibi kişiye haramlardan uzak durması ve harama bulaşmaması için ihtiyacını giderecek meblağı faizsiz olarak ve sırf Allah rızasını kazanmak için temin etmektir. Günümüzde hayatımızın her alanına giren faizli işlemlerden sıyrılarak helal yollardan ticaretin geliştirilmesi için hak yol üzerinde olan Karz-ı Hasen uygulaması, yeniden gündemimize getiriliyor.
İnşaAllah bu tarz uygulamalarla, Ramazan iklimine de uygun olarak, toplumsal birlikteliğimizi artırarak bayrama ulaşacağız.
Cenab-ı Allah, peygamber efendimizin müjdesine mazhar olarak, cennete ulaşarak Ramazan’ı tamamlayanlardan olabilmeyi, hepimize nasip eylesin.



