NİÇİN GİDİYORLAR NEREYE GİDİYORLAR

Son aylarda ve günlerde Türkiye gündemini çok meşgul eden konulardan biri Suriyeli sığınmacıların ülkelerine geri gönderilmesi, bayram için gidenlerin dönüşüne izin verilmemesi olayıdır.

Şu anda Suriye'nin büyük bölümü halkını katleden Beşar Esed'in Baas rejimi ve onun ülkeye davet ettiği Rus ve İran güçlerinin kontrolü altındadır. Bir bölümü de ABD destekli PYD, YPG güçlerinin kontrolündedir. Kuzeyde Türkiye sınırına yakın bazı bölgelerde zeytindalı, fırat kalkanı ve barış pınarı harekatları ile Astana mutabakatı çerçevesinde Türkiye'nin kontrolü altındadır.

Suriye'nin rejim, Rus ve İran güçleri ile YPG, PYD güçlerinin kontrolündeki bölgelerden canını kurtararak Türkiye'nin kontrolündeki güvenli bölgeye (Başta İdlib, Azez) sığınan ve buralardaki derme çatma çadırlarda yaşayan Suriyelilerin sayısı 2,5 ile 4 milyon arasındadır. Bu insanların tamamı başta İHH ve Kızılay olmak üzere Türkiye merkezli insani yardım kurumlarının yaptığı yardımlarla hayata tutunmakta, sağlık ve güvenliklerini de Türkiye hükümeti sağlamaktadır.

Sonuçta bazı siyasetçilerin ve algı operasyonu yapan çevrelerin iddia ettikleri gibi Suriye'nin tamamın da güvenlik sağlanmış, hayat normale dönmüş öyle ise Suriyeliler gitsin, iddiaları asılsız ve zemini olmayan iddialar ve söylemlerdir. Türkiye'nin güvenliğini sağladığı Suriye’nin kuzeyindeki az bir alan güvenli bir bölgedir. Diğer bölgelerden gelen 2,5 veya 4 milyon civarında insan bu bölgeye sığınmış durumda olup kapılar açılsa hepsi Türkiye'ye geçecek durumdadır.

Bayram için Suriye'ye giden insanlar Türkiye'nin güvenliğini sağladığı bölgeye sıkışmış olarak yaşayan akrabalarının yanına gidiyorlar, hasret giderip dönüyorlar. Rejimin, PYD'nin ve YPG’nin hâkim olduğu bölgelere gidemiyorlar, gitseler öldürülüyorlar.

Durum bu minvalde iken Türkiye devlet yetkilileri neden bu durumu yılda birkaç defa basın yayın yoluyla kamuoyuna açıklayıp bilgilendirme yapmazlar, anlamakta zorlanıyorum. Eğer böyle izahatlar yapılabilse hem muhalefetin acımasız algı operasyonunun önüne geçmiş olur hem de toplumda oluşan Suriyeli düşmanlığının da önlenmesine katkıda bulunmuş olur.

Bu yanlış anlama, gereksiz siyasi saldırılar ve gereksiz polemiklerin önüne geçmek için İçişleri Bakanlığı, Göç İdaresi Müdürlüğü, Valilikler ve her şeyi ben bilirim zanneden bazı valilerimiz eğer müsaade ederlerse sivil toplum kurumları birlikte yapacakları programlarla toplumu bu konuda bilinçlendirir ve gereksiz kamplaşma ve çatışmaların önü alınır diye düşünüyorum.

Selam ve dua ile

YORUM EKLE

banner4