KUDÜS'ÜN İŞGALİ YA DA ANADOLU'DA BUĞDAY KRİZİ

Kudüs işgal edilmiş ve bir hafta içerisinde 90.000 Müslüman kılıçtan geçirilerek şehit edilmiştir. Haftalarca sokaklarda duran cesetler kokmuş ve müslümanların cesetlerini hıristiyan askerler şehrin dışında derince çukurların içine topluca gömmüşlerdir.

Bu hazin işgalinin öncesinde yaşananlar ise çok ibret verici bir durumdur.

Haçlılar, kılıçla Kudüs'ü alamayacaklarını anlayınca hileye başvurmuş ve önce paralı tüccarlarını Kudüs'e göndererek halkın elinde bulunan metal her ne varsa çok fahiş fiyatlarla onları satın almışlardır.

Tencere, kazan, çekiç... Demir olan her ne varsa 10 katına satın almışlar. Bundaki hileyi fark eden alimler, müslümanların ellerinde bulunan demir alet ve edevatları hristiyanlara satmamalarını, bunun dinen caiz olmadığını bir çok defa söyleseler de maalesef, müslümanlar ellerindeki bulunan tüm metalleri satmışlardır.

İşgal zamanı gelince devlet; kılıç, kalkan, ok ve mızrak yapımında kullanılacak metal bulamamış ve daha sonra hristiyanlar çok kolay bir şekilde Kudüs'ü işgal etmişlerdir. Müslümanlar, sattıkları metallerden oluşan kılıçlarla boyunlarını vermişlerdir.

Tarih tekerrürden ibaret olmamalıdır. Dün, Kudüs için kılıç kalkan yapımında lüzum eden metal materyaller ne ise bugün gıdaya yönelik her şey aynı hükümdedir.

Çok çetin geçeceği tahmin edilen 2023 için bugünden hazırlıklarımızı yapmamız şarttır. Yeterli gıda stoğu ile kışa girmezsek kışın sonu bahar değil, bizim için hüsran olur. İşte tam da bu günlerde Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da bir takım tüccarların çok yüksek fiyatlarla çiftçiden buğday ve tahıl topladıkları sosyal medyada paylaşılmaya başlamıştır.

Şayet tarladaki ürünleri yabancılara kaptırırsak kış için kaosu kendi elimizle hazırlamış oluruz. 2023 haziranı düşman işgalinin başlangıç tarihi olabilir. Devletimizin bu konuda bugünlerde çok acil tedbir alması gerekmektedir.

Seneye mazot, gübre ve ilaç teşvik şartını; bu seneki ürünlerin toprak mahsulleri ofisine verilme şartına bağlanmalı, yurt dışına tahıl ihracatını durdurmalı ve sıkı denetim yapmalı ve dahi özel ekipler oluşturarak Güneydoğu'da bu simsarların kim olduğunu ve kaynaklarının neler olduğunu araştırmalıdır.

Bugünler çok kritik günlerdir, yarın çok geç kalınmış olabilir.

Selam ve dua ile Osman Özenç.

YORUM EKLE

banner4