DİN HİZMETLERİ SINIFINDA GÖREV YAPAN PERSONELİMİZİN SUÇU NE?

Yıllardır tüm görevlilerimiz büyük bir özveri ile yaz kurslarında görev yapıyor. Yavrularımıza temel islami bilgilerin yanında, kuran okuma gibi pek çok din eğitimini en etkili şekilde vermenin gayreti içerisindeler.

Yaz kurslarının başında, Diyanet İşleri Başkanımızı ve yetkilileri ziyaret ederek; yaz kurslarının süresinin 8 haftadan 6 haftaya düşürülmesi talebimizi iletmiş, hatta KİK görüşmelerinde karara aldırmıştık. Sonrasında kurumdan aldığımız cevap "Yasa ile bunun değişeceği" oldu. Meclis ve siyasiler işaret edildi! Konuyu biz de siyasete taşıdık, inşallah kısa zamanda başarılı oluruz.

Türkiye'nin tüm illerini görevimiz gereği ziyaret ediyoruz ama gelin görün ki sahadan elde ettiğimiz izlenim malesef bizim bu talebimizin çok yerinde olduğunu gösteriyor.

Din görevlisinin de Kur'an kursu öğreticisinin de bir ailesi var. Herkesin okula giden çocuğu var. Bu personelimiz, izin mi kullansın, okul hazırlığı mı yapsın, yeni eğitim öğretim yılına mı hazırlansın? Bu gerçeklerin var olduğu göz ardı edilerek eğitim süresi noktasındaki haklı talebimiz yerine getirilmiyor.

Milletimizin çocuğunu kazanalım derken kendi çocuklarımıza vakit ayıramaz olduk. Ailelerimize rehberlik edelim derken kendi aile huzurumuzdan olmak üzereyiz.

Din görevlilerinin sıkıntılı durumu haliyle müftülük çalışanlarımızıda etkiliyor. Zira izne ayrılan din görevlilerinin yerine görevlendirme yapacak personel bulmakta zorlanan müftülük memurlarımız müktesebatı din hizmeti olduğu için yeri geliyor boş olan camiilerde cuma namazını kendisi kıldırmak zorunda kalıyor. Buradan ayrıca 3600 meselesinde hariç tutulan genel idari hizmetler sınıfındaki kardeşlerimizin feryadına da değinmek istiyorum. Zira bu kardeşlerimizin hepsinin müktesebatında din hizmetleri sınıfı da vardır ve 3600 ek göstergeye dahil edilmelidir.

Diyanet İşleri Başkanlığı taşradaki bu problemlerin bir şekilde tüm çalışanların fedakarlığı ile çözüldüğünü düşünerek olayı görmemezlikten gelmemelidir. Her geçen gün personelimizin moral ve motivasyonu başkanlıktan gelen ve taşrada uygulanması zor olan direktiflerden dolayı azalmakta bu da din hizmetlerindeki verimi ve etkiyi azaltmaktadır.

Hulâsa kuran kursu öğreticilerimiz memur ise eğitim öğretim döneminde diğer memurlar gibi iznini kullansın. Yok öğretmen ise yaz kursu daha kısa olsun ve yazın dinlenme hakkı onlara da tanınsın. Aynı sekilde din hizmetlerinde verimi artırmak için din görevlilerimizin yazın izin hakkı tabiri caizse öldürülmesin. Cemaatine sıla-i rahim tavsiye eden imam ve müezzinlerimiz akrabalarını koştur koştur ziyaret edip ailesinin eksiklerinin apar topar halletmesin. Tüm bu elzem ihtiyaçlar için makul süre tanınsın.

Yetkililerimizin ivedilikle bu sorunlar üzerinde çalışma yapması gerektiğini bir kez daha buradan ifade ediyorum. Din görevlilerimizin sıkıntısını kendi sıkıntımız biliyor ve bu haklı taleplerinde asla yalnız olmadıklarını ifade ederek bu olayın takipçisi olacağımızı beyan ediyorum.

Eğer yaz kurslarında bir başarı varsa, marifet din görevlilerimizindir. Ve marifet, iltifata tabidir.

YORUM EKLE

banner4